Haber Arşivi

 

 

15.01.2016

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Sultanahmet Camiinde Halka Hutbe İrat Etti

Sultanahmet'te geçtiğimiz günlerde yaşanan ve 10 Alman vatandaşın ölümüne neden olan menfur saldırıyı kınamak ve her türlü kirli oyuna karşı tepki vermek üzere geçtiğimiz Cuma günü Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan,Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi Yaran ve  mülki erkanın katılımı ile Sultanahmet camiinde Cuma namazı kılındı ve İslam dünyasının, milletimizin her türlü fitneye karşı uyanık olması ve birlik ve beraberlik için dua edildi.

Sultanahmet Camiinin içini ve avlusunu dolduran binlerce Müslümana hutbe irat eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, hutbesine ‘Ey iman edenler, her biriniz önce kendi nefislerinizi düzeltiniz. Eğer siz hidayette olursanız, bilin ki dalalette olanlar size zarar veremez. Eğer siz hakkın, hakikatin, adaletin yanında olursanız dalalette olan zalimler size asla zarar veremez. Biliniz ki hepinizin dönüşü Allah’adır ve Allah size dünyada yapıp ettikleriniz her şeyden soracaktır, haber verecektir’ ayeti ile başladı.

Fitne ve fesadın kanlı elinin milleti ayırmak istediğini, buna karşılık millete tevhitte ve vahdette birleşme çağrısında bulunan Başkan Görmez, Sultanahmet hutbesinde şunları söyledi;

"Bizim inancımıza göre bir canı korumak, bir canı kurtarmak bütün insanlığı kurtarmaya bedeldir."

Eğer insanlar bir zalimi görür ve ona engel olmazlarsa, yanlış yapan, insanlara zulmeden, insanları katleden birilerini görür ve buna engel olmazlarsa, Allah, göndereceği azabı bütün insanlara gönderir. Aziz kardeşlerim, gelin hep birlikte aşk ile şevk ile ibadete yönelmiş bir insanı düşünelim. Rahman’ın huzurunda elini bağlamış, onun huzurunda huşu ile rükûa varmış, Rahman’a secde etmiş bir insan tahayyül edelim. Namaz kılarken yanı başında bir çocuk ateşe doğru yürüyor. Gözlerinden yaşlar akarak Rabbinin huzurunda kıyama durmuşken, yanı başında hayatın baharında bir gencin ateş dolu bir çukura dolu gittiğini görüyor. İslam inancına göre, eğer bu insan kıyamını, rükuunu, secdesini bırakmazsa günahkar olur. Bazı fakihlerimize göre, eğer o çocuk ateşe düşer, o genç ateş dolu çukura düşerse, namaz kılarken onu namazını bozup engellemediği takdirde katil olur. Çünkü bizim inancımıza göre bir canı korumak, bir canı kurtarmak bütün insanlığı kurtarmaya bedeldir. Çünkü bir canı korumak, bir insanın canını muhafaza etmek, bütün ibadetlerden daha mukaddestir.

"Bütün bu yaşananlara gözlerimizi kapatıp çığlıklara kulaklarımızı tıkayıp kendi dünyamıza çekilmeye devam edebilecek miyiz?"

Kardeşlerim, bugün İslam coğrafyasında nice çocuklarımız ateşlere doğru yürüyor. Hayatın baharında nice gençler ateş dolu çukurların kenarında dolaşıyor. Aziz vatanımızın bir bölgesinde Mehmetçiğimiz şehit oluyor, güvenlik görevlilerimiz saldırıya uğruyor. Bu toprağın kandırılmış çocukları kendi geleceklerini yok etmek için çukurlar kazıyor, evlerini-yurtlarını, yuvalarını harabeye çeviriyor, insanı insan kılan bütün değerleri bizzat elleriyle kazdıkları o çukurlara gömmeye kalkışıyorlar. Bu tabloya rağmen biz huzur içerisinde namazlarımıza devam edebilecek miyiz? Bütün bu yaşananlara gözlerimizi kapatıp çığlıklara kulaklarımızı tıkayıp kendi dünyamıza çekilmeye devam edebilecek miyiz? Daha üç gün önce bu mübarek Sultanahmet ve Ayasofya’nın duvarlarında hain bir bombanın sesi yankılandı. Bu meydan halbuki tarihin haşmetini tefekkür meydanıdır. Bu meydan imanın hakikatini tedebbür mekanıdır. Bu mekan İslam medeniyetinin bütün güzelliklerini, birlikte yaşama ahlakını, birlikte yaşama hukukunu bütün cihana gösteren bir meydandır. Bu mukaddes mekanı ziyarete gelip hidayet ve inayet uman insanları hangi ruh katletmeye kalkışabilir? Bu ruhun insanlara hayat veren, yeryüzüne merhamet getiren İslam’la bir ilişkisi olabilir mi? Kardeşlerim, bugün İslam’ın cahil müntesiplerinin din-i mübini İslam’a verdiği zarar, azılı düşmanların verdiği zararları fersah fersah geçmiştir. Buna hangi iman, hangi izan onay verebilir, hangi aklıselim, kalbi selim sahibi bu zulme müsaade edebilir? Bunca merhametsizliği, hoşgörüsüzlüğü hangi yürek taşır, hangi vicdan kabul eder?

"Gelin bütün öfke ateşlerini birlikte söndürelim"

Kardeşlerim, terörün din, iman, merhamet ve insaniyet tanımayan karanlık yüzü bir defa daha lanetlememizi hak ediyor. Öfke ve adavetin, iftira ve hakaretin önünde biz durmalıyız. Biz asırlarca dünyaya adalet, emniyet, sekineteyan bir medeniyetin evlatlarıyız. Bu gidişata biz dur diyeceğiz. Kardeşlerim, bu dünya bize emanettir, bu muazzez, güzel ülke, bu aziz İstanbul bize emanettir. Bu insanlar bizim dinde eşimiz, hilkatte kardeşimizdir. Bu vatan hakikate ram olan, yüreğinde insafı yaşatan insanların vatanadır. O halde gelin bütün nefret söylemlerini yok edelim. Gelin bütün öfke ateşlerini birlikte söndürelim. Gelin insanlık şerefinin çiğnenmesine, İslam ümmetinin dağılmasına, umudumuzun kavrulup kül olmasına engel olalım.

"Ya Rabbi, hayra anahtar, şerre kilit olmayı murat ediyoruz, nasip eyle."

Hep birlikte bu mübarek zamanda Rabbimize yalvaralım ve şöyle dua edelim: Ya Rabbi, milletimizin metanetini, birlik ve beraberliğini, ahenk ve kardeşliğini daim eyle. Ya Rabbi, bizleri her türlü tehlikeden, maddi ve manevi zarardan, dahili ve harici düşmanlardan muhafaza eyle. Ya Rabbi, kötüye ve kötülere asla fırsat verme Allah’ım. Ya Rabbi, hayra anahtar, şerre kilit olmayı murat ediyoruz, nasip eyle. Ya Rab, sen bizlere gayret, kuvvet, feraset, basiret lütfeyle. Ya Rabbi, bize vahdet ver. Merhameti unutan, insan olmayı unutan, kendini unutan zavallıları sen ıslah eyle. İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak etme Allah’ım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin, sen bize acı, bizi affet, bize yardım et, amin.

 

 

 

Dilek Web Hosting Dilek Web Hosting