Haber Arşivi

İstanbul Müftüsü Yaran, TV 52'nin Canlı Yayın Konuğu Oldu

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi Yaran, Ordu'da yayın yapan yerel televizyon kanalı TV 52'nin Gündemin Sesi adlı canlı yayın programına katıldı.

27-29 Mart tarihlerinde Ordu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenecek olan "Din, Gelenek ve Ahlak Bağlamında Mahremiyet Algıları Sempozyumu"na katılmak üzere Ordu'da bulunan Yaran, TV 52 kanalında Gündemin Sesi adlı canlı yayın programına konuk olarak katıldı ve 'Ordu'nun İlmî ve Manevî Hayatı' üzerine konuştu.

"Şehirlerimizi şehir yapan isimleri ve eserleri bilmiyoruz"

Yaran programda, değişen dünyada iletişim vasıtalarının hayatımızın her alanına girmesi ile birlikte özel alan ve mahremiyetin sınırlarının kalktığı bir ortamda Ordu İlahiyat Fakültesinin düzenlediği "Din, Gelenek ve Ahlak Bağlamında Mahremiyet Algıları Sempozyumu"nun önemine işaret etti. Konuşmasına Yaran şöyle devam etti: "Bizim bir tarihi geçmişimiz var. Ordu'nun bir tarihi geçmişi var. İçinde yaşadığımız, doğduğumuz şehri tanımıyoruz. Ordu'da hangi insanlar yetişti, nasıl eserler bıraktılar? Ordu hakkında mesela İslami döneme ait kaç eserimiz var, kaç insanımız var? Bunlar işlenmemiş ve bunların bulunması lazım. Ordu'da mesela Medrese Yanı diye bir yer var. Orada bir medrese varmış. Ancak bu medrese bugün bilmiyoruz. Bilsek önce orayı ihya etmemiz, yaşatmamız lazım. Dün medrese, bugün okul ama bir şekilde buralar ihya edilip, burada bir zaman medrese bulunduğu yazılmalıdır. İstanbul Üniversitesinin kuruluş tarihi 1453'tür. Yani Fatih medreselerinin kuruluş tarihi. Keşke biz de Ordu Üniversitesi'ni böyle tarihi bir geçmişe bağlayabilseydik. Bugün bunları araştırmamız lazım. Bugün İlahiyat Fakültemizin düzenlediği bu sempozyum başka meselelere de kapı açması gerekir diye ümit ediyorum. Bu manada gerek dekanımız, gerek il müftümüzle temas halindeyiz. Ordu'daki manevi mirasın ya da manevi hayat ve dinamiklerinin bir şekilde işleneceğini düşünüyorum. "

"Camilerde safların gençleşmesi çok önemli"

Cami ve Gençlik meselesi üzerine sorulan bir soruya da Yaran şu şekilde cevap verdi: "Gençlik bizim geleceğimiz. Ordu Müftülüğümüzün sabah namazı buluşmaları düzenleyip gençliği buluşturduğunu ve çok güzel neticeler aldığını da biliyorum. İlçelerde de bu manada programlar yapılıyor. Camilerde cemaatimizin çok olması önemli ama burada gençlerin olması ayrıca önemlidir. Elhamdülillah gençlerimizin bu konuda rağbetleri var. Sabah namazını cemaatle kılmanın o havayı teneffüs etmenin de ayrı bir önemi var."

"Allah'ın kadın kullarını mescitlerden engellemeyiniz."

Cami ve kadın teması üzerinde de konuşan Yaran, "Camiler kadın, erkek hepimizindir. Peygamberimiz zamanında hanım sahabeler de fırsat buldukça cemaate iştirak ediyorlardı. Bir vakit namazda Efendimiz namazı kısa tuttu. Sebebi sorulduğunda bir çocuk ağlaması duyduğunu ve orada annenin daha fazla sıkıtı çekmesini istemediğini ifade ettiler. Bazı dönemlerde kadınların camiye gelişine olumsuz bakıldığı görülmüş. Hz. Ömer devrinde geçen bir hadisede Hz. Ömer yasak niye koymuyorsun dendiğinde beni engelleyen bir şey var o da Efendimiz (s.a.v.)'in  "Allah'ın kadın kullarını mescitlerden engellemeyiniz." Hadisidir buyuruyor. Camilerimizde bugün daha iyiye gidiyoruz. İnşaallah zamanla düzelecektir sıkıntılarımız. Neticede hepimiz Allah'ın kullarıyız. Ve bun can Allah'ın emanetidir. Buradan kadına şiddet meselesine de girmek istiyorum. Din bize iyiliği emrediyor. İyilik insanın hamurundadır, mayasındadır. Burada İhsan kelimesi önemlidir. İhsanı "İyilik yapmak ve işi iyi yapmak" olarak tanımlarız. İhsan ise hadiste "Allah'a sanki onu görüyormuş gibi kulluk etmendir." Diye nakledilmiş. O Rab, biz kuluz. Burada onu görüyormuş gibi yaşamandır diyebiliriz ihsan için... o zaman sen her ne kadar onu görmesen de o seni görüyor. Mobese kamerasının görmesinden daha önemlidir Allah'ın görmesi. Bu şuuru ve bu idraki gönüllere yerleştirebilir, iyi insan olma, Allah'ın istediği ölçülerde insan olma içimize yerleşirse şiddete de, bir çok probleme de çare olabilir. Bir kadına, bir çocuğa, bir hayvana karşı şiddet o zaman durur."

"Osmanlının en büyük mirası Medeniyet'tir"

Bu seneki kutlu doğum teması olan "Birlikte Yaşama ve Kardeşlik Hukuku" konusuna da değinen Yaran sözlerini şu cümlelerle tamamladı: "Birlikte yaşamak bir ihtiyaç ve insan sosyal bir varlıktır.  Hayat sürekli paylaşmayı gerektiriyor. Eşiniz, çocuklarınız, komşularınız, akrabalarınız... Mesela sadaka, zekât müessesesi var. Vermekten, vermeyi başa kakmamaktan bahsediyor dinimiz. Allah rızası için vereceksiniz. Şehir hayatında sizinle aynı düşünmeyen insanlar var. İnanç, mezhep farklılıkları var. Osmanlı bir arada yaşamanın en güzel örneklerinden biridir. Mesela İstanbul'da Daru'laceze'yi yaptığı zaman sadece müslümanlar gelecek dememiş. Her din mensubu gelmiş. Hem de içinde mescid, kilise ve havra bir arada yapılmıştır. O yüzden Osmanlı bize en büyük miras olarak Medeniyeti bırakmıştır."

Dilek Web Hosting Dilek Web Hosting