Haber Arşivi

Ehli Kıble Tekfir Edilmez

 

16.07.2014

Türkiye Diyanet Vakfı İstanbul Şubesi ve İstanbul İl Müftülüğü’nün Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenlediği iftar sofrasında, toplumumuzun değişik kesimlerinden birçok kişiyle bir araya geldi. Bu iftar hem toplumsal kaynaşmayı, hem birlikte iftar yapmayı, hem de her kesimden vatandaşımızın hemhal olmasını sağladı. Düzenlenen iftar sofrasında, İstanbul’un her ilçesinden iştirak eden vatandaşlarımızla birlikte oruç açmanın hazzı yaşandı.

16.07.2014 tarihinde Eyüp Bahariye Mevlevihanesinde düzenlenen iftar programı, Eyüp Cami Müezzin-Kayyımı Hasan Tok’un Kur’an-ı Kerîm tilavetiyle başladı. İftar yemeğinin ardından gösterilen tanıtım filmi ile Türkiye Diyanet Vakfının yaptığı hizmetler anlatıldı. Fatih İlçe Müftüsü İrfan Üstündağ’ın yaptığı duanın ardından Türkiye Diyanet Vakfı İstanbul Şube Başkanı ve İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi YARAN bir konuşma yaptı.

İl Müftü Yardımcılarımız, İlçe Müftülerimiz, Vaizlerimiz, Muhtarlarımız, Türkiye Diyanet Vakfı çalışanları, İş adamlarımız, hayırseverler ve ihtiyaç sahiplerinin katıldığı iftarda İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Rahmi YARAN, Kardeş şehir projesi ve kardeş şehir olarak verilecek iftarın öneminden, Vakıf müesseselerinin ebediyetinden, bu anlamda Türkiye Diyanet Vakfının yurt içi ve yurt dışı eğitim hizmetlerinden bahsetti. Bu hususta “İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat” hadis-i şerifine atıfta bulundu.

Müftü YARAN yapılan hizmetlere değindiği konuşmasının devamında şunları söyledi: Bu akşam Türkiye Diyanet Vakfı İstanbul şubesinin iftarına sizleri davet ettik. Huzurlarınızla bize huzur verdiniz. Beraber İstanbul’un çok uzak köşelerinden aynı zamanda merkezinden davetlilerimiz hep bir arada oldu. Cenab-ı Hak bu birliğimizi, beraberliğimizi bu ağız tadımızı devam ettirsin.

İstanbul’da 3220 tane cami var. 1010 tane Kur’an Kursu var. Din hizmeti ve İslam hizmeti devam etmektedir. Türkiye olarak sorumluluğumuz çok fazla. Bu ülkede yaşayan insanlar ve Müslümanlar olarak sorumluluğumuz var. Dünya bizden çok şey bekliyor. Rabbimin nimeti de üzerimizde. Türkiye Diyanet Vakfı da Diyanet İşleri Başkanlığı ile koordineli olarak onunla birlikte bir sivil toplum kuruluşu olarak hem Türkiye’ye hem dünyada hizmet götürüyor. Dünya da bu götürülen hizmeti takdir ediyor. Birçok uluslararası toplantıda katılımcılar hep Türkiye’ye karşı minnet duygularını ifade ediyorlar. Ama sizin için bizim için önemli olan Allah’ın rızasını kazanmaktır. Allah’ın kullarına hizmet etmektir. Hele bu kullar Müslüman olursa bu hizmet çok daha farklı mahiyet arz etmektedir.

İslam ülkelerinde Müslümanlar maalesef birbirleri ile sevgisizlik içinde. Bu sevgisizlik bir zaman sonra nefrete ve bu nefret de kavgaya dönüşüyor. Hâlbuki bizim geçmişimiz çok önemli bir ilke ortaya koymuştur. “Ehli Kıble Tekfir Edilmez” yani bir insanın mezhebi ne kadar farklı olursa olsun, etnik kimliği ne kadar farklı olursa olsun, görüşleri her ne kadar farklı olursa olsun; değil mi ki Kâbe’yi kıble biliyor ve Kâbe’ye yöneliyor o insan Müslüman’dır. Onun daha iyi bir Müslüman nasıl olduğunu ahiret elbette ki bizimkini de onunkini de Allah bilecektir. Ama biz Müslümanlar olarak birbirimizi kardeş bilmek durumundayız. Bu kardeşliğin gereği olarak Diyanet Vakfı da zaman zaman Müslüman olmayan ülkelerdeki felaketlerde bile acılarda bile yardıma koşmuştur. Haiti’ye koşmuştur, Filistin’e koşmuştur diğer başka ülkelere yardıma koşmuştur. Bu yardımlar sizin desteklerinizle oluyor. Siz olmasanız bunların hiçbirisi olmayacağını gerektiğini dile getirdi.

İslam âleminin son zamanlardaki perişanlığından duyduğu derin üzüntüyü dile getirirken Irak, Suriye ve Mısır’da kendini gösteren zulmün bir an önce son bulup dünyanın huzura kavuşması için dua ederek ve sabırlar dileyerek sözlerini tamamladı.

Fotoğraflar

Dilek Web Hosting Dilek Web Hosting