Haber Arşivi

Kutlu Doğum Heyecanı Başladı

Tarih: 15.04.2013

 

Diyanet İşleri Başkanlığının 20 yılı aşkın süredir kutladığı Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri, dün gece İstanbul Müftülüğü tarafından Sinan Erdem Spor Salonunda başladı.

Başbakan Yardımcısı Bekir BOZDAĞ, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raşit KÜÇÜK, İstanbul Valisi Hüseyin Avni MUTLU ve STK’ların da katıldığı gecede konuşan İstanbul Müftüsü Doç.Dr. Rahmi YARAN, “Bilhassa milletimizin büyük bir coşku ile katıldığı Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin bu seneki ana teması “Peygamberimiz ve İnsan Onuru” olarak kararlaştırıldı.

O’nun bizatihi peygamber olarak gönderilişi, insan onurunu yeniden hak ettiği yere oturtmak sebebiyledir.

İnsanı değerli ve onurlu bir varlık olarak yaratan Yüce Allah onu, zamanla bozulan ve değersizleşen insan hayatını ve onurunu tekrar layık olduğu yere yükseltmek için sadece insanlara değil bütün varlık âlemine rahmet olarak göndermiştir.

Onun hayatı ve tebliğ ettiği ilkeler huzurlu ve onurlu bir dünya hayatı tesis etmeye yöneliktir. İslam âlimleri onun tebliğ ettiği ilkelerin hedeflerini maddeler halinde şöyle sıralarlar: İnsanın; hayatını, dinini, aklını, neslini ve malını koruma altına almak” dedi.

 

“Aslında bu beş maddeden birincisi insanın biyolojik varlığı ve hayatı ile ilgili iken diğerleri o varlığın anlamlı, nitelikli ve onurlu olmasıyla ilgilidir.

İnsan hayatına zarar verecek hiçbir davranışa müsaade edilmez. İnsan, kendi vücudu üzerinde bile ona zarar verecek eylemlerde bulunma hakkına sahip değildir. Müslümandan istenen hem kendi vücudunun, hem de başkalarının sağlıklı bir şekilde devamını temin etmektir. ” diyen İstanbul Müftüsü Yaran, 14 asır evvel doğumuyla insanlığı onurlandıran Hz. Peygamberin bugünde doğum yıldönümüyle insanlığı tekrar onurlandırdığını söyledi.

 

İstanbul Müftüsü Yaran şu şekilde konuştu;

 

İnsanın nitelikli bir hayatı, onu iyi istikamette yönlendiren, kendi iradesi ile benimsediği bir dinî inanca sahip olmasıyla yakından alakalıdır. Allah bunun için insanlara din ve peygamber göndermiş, dünya hayatının geçici ve ahret hayatı için bir imtihan güzergâhı olduğunu bildirmiştir. İnsanlar doğru dine davet edilmeli fakat bu en güzel yolla; hikmet ve güzel öğütle yapılmalı, baskı ve zorlamaya başvurulmamalıdır. Bunun için insanlara din özgürlüğü tanınmış, Müslümanların idaresi altında farklı din ve mezheplere mensup insanlar asırlarca onurlu bir hayat sürmüşlerdir.

İnsanın aklı, onu diğer varlıklardan ayıran en önemli hazinedir. Onun aklına az veya çok zarar verecek her türlü davranıştan hem bizzat kendisi hem de başkaları uzak durmalıdır. Bunun için İslam dini aklı geçici olarak bile devre dışı bırakacak veya onu zayıflatacak sıvı veya katı maddelerin alınmasını yasaklamıştır.

İnsan neslinin onurlu bir şekilde devamı aile kurumu ile yakından alakalıdır. Onun için nikâha bağlı mutlu evlilikler teşvik edilmiş, nikâhsız birliktelikler yasaklanmıştır. İnsanın doğal bir ihtiyacı olan cinsel hayatın evlilik içinde tatmini ve aynı zamanda anne-baba ile birlikte, onların himayesinde sevgi ve ilgi ihtiyacı tatmin edilmiş nesillerin yetiştirilmesi mutlu ailelerin varlığına bağlıdır. Aile, hem eşler hem de çocuklar için fırtınalı bir günlük hayattan sonra güven duyulan bir liman, güzel vakit geçirilen bir mekân olmalıdır. Müslüman ailede şiddete asla yer olamaz. Eşler ve çocuklar, büyük ebeveynler birbiri için rahmettir, onlar birbirlerine şiddet uygulamak bir yana, başkalarından gelebilecek şiddete karşı güvence olmalıdır.

Bir insanın başkalarının gayri meşru ve gayri insanî zevklerini tatmin aracı olarak cinsel obje olması, hayatını devam ettirmek için bedenini kiraya vermesi hem kendisi hem ailesi hem de içinde yaşadığı toplum için ne kadar onur kırıcıdır. Evlenen kadının ailesi ile olan bağı kopmaz. Eğer muhtaç durumda ise onun geçimini ailesi, o da muhtaç ise devlet sağlamak zorundadır.

İslam helal işlerde çalışmayı ve kazanmayı, kazanılanları Allah’ın rızasına uygun harcamayı ibadet sayar. İnsanın mülkiyet hakkına saygı duyar ve mal varlığını koruma altına alır. Hiç kimsenin malı zorla elinden alınamaz.

İslam böyle yüce hedefler belirlemiş, bu hedeflere götüren yolları göstermiş ve neticede Allah rızasını önceleyen insan ilişkilerini asla ihmal etmemiştir. Onun içi Hacı Bektaş-ı Veli şöyle der:

“Harâret nârda’dır, sac’da değildir,
Kerâmet sendedir, tâc’da değildir.
Her ne arar isen, kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir.”

Benzer mesajı Yunus Emre de şu mısralarla verir:

“Aksakallı bir koca

Bir bilmeye hal nice

Emek vermesin Hacca

Bir gönül yıkar ise”

İslam dini insan hürriyetine ve onuruna büyük önem verir. İnsanların aşağılanmasını, mağdur edilmesini istemez. Bu din sayesinde gücü ile herkesi titreten Ömer, İslam’ın adalet timsali halifesi haline gelmiştir. Konuşmamı Mısır Valisi’nin oğlunun, babasının makamını ileri sürerek mağdur ettiği bir gencin şikâyeti üzerine Hz. Ömer’in meşhur ikazı ile bitirmek istiyorum: “İnsanları anaları hür olarak doğurduğu halde siz ne zaman onları köleleştirdiniz?”

Kutlu Doğum Haftası Açılış Programı İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Rahmi YARAN’ın gül takdimi ile sona erdi.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

Dilek Web Hosting Dilek Web Hosting