Haber Arşivi

Avrupa Yakası Cami Dernek Başkanları İstişare Toplantısı FKM’de Yapıldı

Tarih: 11.03.2013

İl Müftümüz Doç. Dr. Rahmi YARAN, Fırat Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ’in de katıldığı Avrupa Yakası Cami Dernek Başkanları İstişare Toplantısı’nda Dernek Yetkilileri ile bir araya geldi. Geniş katılımın olduğu istişare toplantısına Sayın Diyanet İşleri Başkanı ve İl Müftümüzün yanı sıra Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Yatırım Emlak ve Teknik Hizmetler Daire Başkanı Mahmut METE, Cami Hizmetleri Daire Başkanı Selahaddin Çelebi ve İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi yetkileri ve 979 cami Dernek Başkanı katıldı.

Fırat Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleşen istişare toplantısı Bağcılar İstoç Cami İmam Hatibi Bünyamin TOPÇUOĞLU’un Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Okunan Kur’an-ı Kerimin ardından İl Müftümüz Doç.Dr. Rahmi YARAN tarafından selamlama konuşması yapıldı. İl Müftümüz konuşmasında; İlimiz Asya yakasında da cami dernek başkanları toplantısının yapıldığını ve olumlu neticeler alındığını, İstanbul’da cami sayısının az olduğunu, Türkiye ortalamasının altında kaldığını, İstanbul’da 3.200 cami bulunduğunu, bunun için mevcut camilerin 4,5 katı oranında camiye ihtiyaç olduğunu, camilerde kadınlara ve engellilere ait yerlerin ihtiyacı karşılamadığını, camilerin ibadet yerlerinin dışında eğitim yerlerinin olması gerektiğini, camilerin mezhebi, meşrebi, fikri, felsefesi, siyasi düşüncesi ne olursa olsun inanan herkesin geldiği yerler olduğunu ifade etti.

Daha sonra Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil YILMAZ konuşmasında; Bizlerin medeniyetin merkezine camileri koyan bir neslin torunları olduğunu, gelişen teknolojik çağda camilerin unutulduğunu,  şehir merkezlerinde daha az, köylerde ise daha çok cami bulunduğunu ve bunun ters orantılı olduğunu, camilerimizi gündemimize almamız gerektiğini, camilerden uzak bir nesil yetiştiği zaman bunun garipsendiğini, camileri maddi ve manevi yönden yeniden imar etmemiz gerektiğini, camilerin eğitim yuvası haline getirilmesini, cami derneklerinin federasyona dönüştürülmesi gerektiğini ve bu toplantıların devamının geleceğini ifade etti. Toplantının açılış konuşmasını icra eden Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ, ibadet mekânlarının sorunlarını ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini dernek başkanları ile paylaştı. Konuşmasında; Camileri inşa etmenin marifet olmadığını, asıl amacın camilerin içinin doldurulması gerektiğini,bu ülkede herkesin camileri doldurması halinde camileri gerçek manada imar etmiş olacağımızı, modern zamanlarda camilerin hayatın kenarına itildiğini, İslam medeniyetinde ise caminin hayatın kalbinde, merkezinde bulunduğunu, bunu yeniden sağlamak için bu toplantıların yapıldığını, Kuba mescidinden başlayan halkanın dünyayı sardığını, peygamber efendimizin (S.A.V.)’in “yeryüzünün kendisine mescit kılındığını” buyurduğunu, bizim mescitlerimizin tapınak olmadığını, mescitlerin çok yönlü olduklarını, kalbimizi ve ruhumuzu eğittiğimiz yerler olduğunu, namazda saf tutmanın kalpleri ve ruhları birleştirmek olduğunu,  Türkiye genelinde 15 bin civarında cami derneği bulunduğunu, bu toplantıların devamının yapılacağını, bu hizmetlerin daha iyi hale gelmesi için nelerin yapılabileceğinin alt yapısını oluşturmak için bu toplantıların Türkiye genelinde düzenleneceğini, bir aile olarak camilerin yeniden ele alınacağını,  Cami derneklerinin camileri hem yapan hem de imar edenler olduğunu, camileri Müslümanların imar edeceğini ifade etmiştir.

         Müftülükler, din görevlileri  ve dernek yetkilileri arasında husumet, geçimsizlik olduğunda aynı ailenin fertleri olduğumuzu hatırlamamız lazım geldiğini, cami görevlisi, dernek başkanı kendilerini cami hizmetine adamamış ise camiyi imar etmenin mümkün olamayacağını, ayrılıkların, gayrılıkların artık ortadan kaldırılması gerektiğini, 3 gün önce TV’lerde cami istatistikleri ile alakalı bizim bilgimizin dışında ve yanlış bilgilerle haberler yapıldığını, ülkemizde en az caminin Tunceli’de bulunduğunun haberi yapıldığını, oysa bunun doğru olmadığını, nüfus oranlarına göre en az caminin İstanbul’da bulunduğunu, İstanbul, Konya ve Kastamonu da da 3 bin cami bulunduğunu, ülkemizde 85 bin caminin bulunduğunu, köylerimizdeki camilerin oranının %75, şehirlerde ise %25 olduğunu, şehirler düzeyinde bu oranın düşük olduğunu, ülkemizde cami sayısı ile hastane ve okul sayılarının mukayese edilmesinin yanlış olduğunu, herkesin mü’min olduğunu, ama herkesin hasta olmadığının bilinmesi gerektiğini, camilerin namazla açılmasının ve namazdan sonra kapatılmasının yalnızca ülkemizde olduğunu, bütün sıkıntı ve olumsuzluklara rağmen camileri açık tutmamız gerektiğini, camilerin yalnızca namaz kılma mekanları ve din görevlilerinin de namaz kıldırma memuru olmadığını, camileri kapalı tutulması halinde yapılan hırsızlığın, camilerdeki eşyaların çalınması durumunda olacak hırsızlıklardan daha önemli olduğunu, imamın herkese camiyi sevdiren kişi demek olduğunu ifade etmiştir.

         Bu toplantının yapılmasının 4 amacı bulunduğunu, insanlara teşekkür edemeyenlerin Allah’a (c.c.) şükür edemeyeceğini, bu manada cami derneklerine bu hizmetlerinden dolayı gecikmiş olan “TEŞEKKÜR” lerini sunduklarını, Türkiye’de camilere devletin yapmadığını, avrupa’da 5 bin cami bulunduğunu,  Camilerin tekrar hayatın merkezine alınması gerektiğini, camilerde kadın mekanlarına ne ihtiyaç var diyenlerin, kadınların evlerde namazlarını kılmaları gerektiğini söyleyenlerin olduğunu, 20 yıl üniversitelerde hadis dersi verdiğini, bu konularda bilgisinin bulunduğunu ancak Başkanlıkta 16 alimden müteşekkil Din İşleri Yüksek Kurulu’nun bulunduğunu ve kurulun fetva vermeye yetkili olduğunu dolayısıyla   kendisinin de fetva vermeden kaçındığını, kadınların namaz kılma oranlarının erkeklere kıyasla daha fazla olduğunu, kadınlar 3-4 saat dışarıda iken namazlarını kılmaları için camilerde iyi mekanların olması gerektiğini, peygamber efendimiz (S.A.V.) döneminde camilerin kadınsız olmadığını, Osmanlı döneminde hünkar mahfili, hatunlar mahfili bulunduğunu, camileri imar ederken gelecek nesilleri camiye nasıl çekmemiz gerektiğinin yollarını aramamız gerektiğini, camileri depreme dayanıklı hale getirmemiz gerektiğini, camilerde temizlik konusunun önemli olduğunu,   bu görevi yalnızca din görevlilerine bırakmamız gerektiğini, cami ve kitap kadar birbirine yakışan başka bir şeyin bulunmadığını, ülkemizde 8 milyon engelli bulunduğunu, 4 bin civarında caminin engellilere uygun hale getirdiklerini, camilerin dışındaki ve içindeki işaret levhalarının caminin manevi havasını bozduğunu, camilerde ses israfı olduğunu, cihazların ses düzenlerinin iyi olmadığını, cami derneklerinin yapılandırılmalarının yeniden gözden geçirilmesini, kadın kolları, gençlik kolları vb. yan kolların kurulması gerektiğini, müftüler, din görevlileri ve dernek yetkilileri arasında iyi ilişkiler kurulması gerektiğini, camilerimiz ile alakalı olarak çok konuşmamız gerektiğini ifade etmiştir.

         Eğitime çok ihtiyacımız olduğunu, ortak dertleri paylaşmamız gerektiğini, zengin derneklerin fakir derneklere yardımcı olmalarını, bazı ilçe müftülükleri ile afrika’da kardeş şehirler oluşturduklarını, buralarda camiler yaptıklarını, para toplama meselesinin genel bir sıkıntı olduğunu, kilitli kasa uygulamasının yalnızca İstanbul’da olduğunu, bu konudaki eleştiri de derneklerin haklı olduklarını, din görevlilerinin camilerde para toplanma konusunda rahatsız olduklarını, son iki yılda Başkanlık olarak az para toplatıldığını, Somali için toplanan yardımlardan dernekler tarafından kesilmesinin fıkhen caiz olmadığını, bu paranın Başkanlık tarafından Rusya’da yapılan Kur’an Kursu binası için de harcanmasının caiz olmadığını,    45 üniversite de cami inşaatı devam ettiğini, insanların hayır yapmalarına engel olmamamız gerektiğini,  derneklerin camilerdeki tuvalet paralarına ihtiyaç duymalarının da iyi olmadığını bu toplantıdaki görüşlerin ve önerilerin mutlaka Başkanlıkta değerlendirileceğini, dağıtılan formlarda belirtilen konuların istişaresinin yapılacağının bilinmesini, bu toplantıların ilçeler düzeyinde de yapılmasını, İl Müftülüğümüzde de bu toplantılardan çıkan sonuçları ihtiva eden bir dosyanın oluşmasını, bu dosyanın Diyanet’te de ele alınacağını, genel ve bireysel sorunlar halinde envanterlerin oluşturulması gerektiğini, herkese katılımlarından ve katkılarından dolayı teşekkürlerini sunduğunu ifade etmiştir.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

Dilek Web Hosting Dilek Web Hosting