Faaliyetler

 

12.01.2016

İstanbul Müftüsü Yaran, Fatih Müftülüğünce Düzenlenen “İlla Namaz” Seminerinde Konuştu

Fatih Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu tarafından düzenlenen “İlla Namaz” seminerleri kapsamında İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi Yaran da bir konuşma yaptı. Programın açılış Kur’an-ı Kerim’ini Fatih Camii Müezzin Kayyımı Recep Yasan okudu.

“Namaz en büyük zikir ve ibadettir”

Daha sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yaran, başta Fatih Müftüsüne ve Fatih Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu yetkililerine teşekkür ederek sözlerine başladı.  Konuşmasının çerçevesini Namaz ile ilgili ayet ve hadislerin oluşturacağını söyleyen Yaran, Ankebut Suresinden örnekler verdi. Yaran konuşmasında özetle şunları söyledi: “Ankebut suresi 45. Ayette Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.” Bu ayette hitap kime? Peygamberimize ve onun şahsında her birimize. Namazla ilgili Kur’an’da biliyorsunuz “Salla” fiili ve “Yusalli” biraz daha geniş anlamlısı geçer. Diğer taraftan “ikametüssalah” kullanılır. Yani namazı ikamet et, ayağa kaldır, ayakta tut, demektir. Ayetin devamında “namaz fahşayı, münkeri de nehyeder” buyurulur. Her türlü çirkin şey fahşadır. Yani çirkin şeylerin zirvesidir. Münker, ise İslamın ve akl-ı selimin kabul etmediği her şeydir. Yine ayette Allah’ı zikretmek zikirlerin en büyüğüdür ve en büyük ibadettir buyuruluyor.

“Namazı erteleme lüksümüz olamaz”

Namaz fikrî manada Allah düşüncesini dinamik tutan en önemli ibadettir, amildir. Hayatı Allah’ı dikkate alarak yaşamaktır. Müttaki olarak, takvaya yaklaşarak… Hayatın her anını Müslümanca yaşarsak, Müslümanca can verebiliriz. Bunun temeli esası ise namazdır. Hayatı erteleme lüksümüz yok. Her an ölümle burun burunayız. “Hele biraz dur, sonra” gibi bahanelerle namazı erteleme şansımız yok.

“Namaz bize Allah’ı hatırlatır ve O’na yaklaştırır”

Namaz bize her daim Allah’ı hatırlatır. Bir zikirdir, bir fikirdir. Namazın da şuurunda olarak kılmamız gerekiyor. Evet ayetin sonunda ise “Allah yaptıklarınızı biliyor” buyuruyor Cenab-ı Hak. Bunun akabinde bir hadisi sizinle paylaşmak istiyorum:  Ebu Hüreyre’nin anlattığına göre Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurdular: “Birinizin evinin önünde her gün beş defa yıkandığı bir nehir olsa; sizce bu onda kir bırakır mı? Bu, onda kir bırakmaz, dediler. Peygamberimiz de: Bu, beş vakit namaz gibidir. Allah onun sayesinde hataları ortadan kaldırır.” Peygamberimizin çok güzel meseleleri anlatan bir üslubu var. Karşılıklı soru sorarak ve düşünmeye sevk ederek meseleyi anlatırdı. Namazın arındırıcı etkisinin en güzel anlatımını bu hadiste görüyoruz. Böyle bir nehir sizin kapınızda olsa ve her gün ve günde 5 defa yıkansanız -ki o nehir namazdır- sizde kirden eser kalmaz. 

“Namazın üzerine titreyin”

Bir başka ayette Bakara suresi 238 ve 239 ayetlerde ise “Namazlara ve orta namaza devam edin.  Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun. Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).” Buyurulur. Bu ayette dikkat çekmemiz gereken kelime “hafizu” kelimesidir. Aslında namazların üzerine titreyin adeta denir. Devam edin de tercih edilir. Ancak namaza o kadar ihtimam gösterin, ehemmiyet gösterin deniyor. Orta namaz olarak ikindi namazı kastedildiği naklediliyor. Ayetlerin devamında görüleceği üzere zorlukta, darlıkta mahviyetle, tevazu ile Rabbinin huzuruna dur deniyor. Namaz bu anlamda hayatı tanzim edici, bizi zorluklara, müşküllere karşı dirençli kılan ve Rabbimize yaklaştıran bir ibadettir.”

Dilek Web Hosting Dilek Web Hosting